Erdoğan Millete değil, Pensilvanya ya yaranmaya

Erdoğan Millete değil, Pensilvanya’ya yaranmaya çalışıyor – Bursa

Bursa Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gökdere Meydanı’nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan: Günlerce hesap yaptılar, şekiller çizdiler, üçgenler, çatılar çizdiler. Ortaya çıka çıka paralel bir aday çıktı, Sabah akşam Pensilvanya’ya, Pensilvanya’daki ihanet şebekesine selam çakıyor. Millete değil, Pensilvanya’ya yaranmaya çalışıyor.

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan: CHP ne diyordu; eşi başörtülü bir cumhurbaşkanının resepsiyonuna gitmeyiz’ diyordu. Sayın Gül, Cumhurbaşkanı oldu ne yaptılar? Tıpış tıpış gittiler, aynı masada gelip oturdular. 12 Haziran seçimlerinin ardından ‘Meclis’e gelmeyeceğiz dediler. Ne oldu? Tıpış tıpış geldiler. Ben ne dedim, gelecekler, göreceksiniz dedim. ‘Yemin etmeyeceğiz’ dediler, tıpış tıpış yeminlerini de ettiler. Bunlarda dürüstlük yok, bunlarda yalan çok. MHP Genel Başkanı da eğer hala o koltukta oturuyor olursa, hiç merak etmeyin sözünü yutacak, tıpış tıpış gelecek.

Bu selfieye 3 bin Euro ceza

 İspanya’nın Pamplona kentinde San Fermin Festivali’nde geleneksel boğa koşusu turistler tarafından da büyük ilgi görüyor. Sokakta azgın boğaların önünde koşan bir maceraperest hayatını tehlikeye sokarak, selfie yaptı. Boğaların önüne geçen bir kişi, cep telefonunu çıkararak fotoğrafını çekti.

Alman Bild gazetesinde yer alan habere göre, bu selfinin kötü örnek oluşturacağından endişelenen İspanyol yetkililer harekete geçti. Hayatını tehlikeye atarak, boğaların önünde selfie çeken, maceraperest 3 bin Euro para cezası alabilir. İspanya‘nın kuzeyindeki Pamplona kentinde 8 gün süren ve boğalarla yapılan koşusuyla ünlü San Fermin Festivali sona erdi.

Nehirler İçin “Büyük Atlama” Etkinliği

Doğa Derneği’nin öncülüğünde Türkiye‘de düzenlenen “Big Jump/Büyük Atlama” etkinliği kapsamında doğaseverler birçok noktadan nehirlere, göllere ve denizlere atlayacak.

Dernekten yapılan açıklamada, etkinlik kapsamında binlerce insanın, özgür nehirler için 2005’ten bu yana Avrupa‘nın birçok ülkesinde temmuz ayının ikinci pazar günü aynı saatte nehirlere atladığı hatırlatıldı.

Etkinlikle, nehirlere yapılan müdahalelere dikkati çekilirken, nehirlerin, göllerin ve denizlerin ne kadar değerli ve vazgeçilmez olduklarının hatırlandığı anlatılan açıklamada, geçen yıl Türkiye‘nin de dahil olduğu Avrupa‘nın birçok ülkesinde toplam 175 noktada atlamaların gerçekleştirildiği kaydedildi.

Bu yıl da son 3 yıldır olduğu gibi doğaseverlerin Doğa Derneği’nin öncülüğünde nehirleri yok eden yatırımlara tepki göstermek, nehirlerle tekrar bir araya gelmek ve nehirlerin yeniden özgür akmasına destek olmak için 13 Temmuz saat 16.00’da birçok noktadan nehirlere, göllere ve denizlere atlayacağı bildirilen açıklamada, Türkiye‘deki atlama noktaları şöyle sıralandı:

“Burgazada/İstanbul, Akarca/Seferihar-İzmir, Süvariçayı/Ankara, Hasankeyf/Batman, Birecik/Urfa, Karacabey/Bursa, Darka/İznik Gölü-Bursa, İmeceevi/Menemen-İzmir, Karasu Şelalesi/Tarsus-Mersin, Mıhlı Şelalesi/Kazdağları, Gürecealtı/Lapseki-Çanakkale, Tağar Çayı/Çemişgezek-Tunceli, Kadın Azmağı/Akyaka-Gökova, Yuvarlakçay/Muğla, Kızıldere/Yeşilvadi-Fethiye, Yeni Plaj/Foça-İzmir.” – İstanbul

Tecavüz mağdurunun yaşını büyütüp sanığı beraat ettirdiler!..

Tokat’ta, D.K. adlı kız çocuğunun, kendisinden dokuz yaş büyük erkek arkadaşı tarafından istismar edilmesine ilişkin davada, kız çocuğunun istismar tarihinde 14 yaşında olduğunu gösteren nüfus kaydına, doğum belgesine ve Adli Tıp’ın “Doğum tarihiyle kemik yaşının uyumlu olduğunu” yönündeki raporuna ve savcının 22 buçuk yıla kadar hapis cezası istemesine rağmen mahkeme , skandal bir yöntemle beraata hükmetti.

Radikal gazetesinden İsmail Saymaz‘ın haberine göre; heyet, sanığın “Ben onu 17 yaşında sanıyordum” şeklindeki ifadesini ve bir hastanenin “Muayane tarihinde genel görünüm itibariyle 16-18 yaşlarında olabileceği” yönündeki ‘tahmini’ raporunu dikkate aldı.

D.K.’nin yaşını büyütüp 14’ten 15’e çeken mahkeme, 15 yaşından büyük mağdurun rıza ile girdiği ilişkilerdeki suçlar şikayete tabi olduğu, çocuğun da ilk ifadesinde şikayetçi olmadığını savunarak, beraata hükmetti.

Tokat Almus’ta yaşayan 1997 doğumlu D.K. adlı kız çocuğu, 2012 yılının ilk aylarında, o tarihte 23 yaşında olan T.Ö. ile sevgili oldu.

Liseli D.K.’nin iddiasına göre, Mayıs 2012’de T.Ö. ile evde birlikte oldu ve bekaretini kaybetti.

D.K., 20 Mayıs 2012’te T.Ö. ile kaçmak isteyince annesine yakalandı. Ailesi, kızlarının istismar edildiğini belirterek, şikayetçi oldu. D.K., savcılıktaki ifadesinde, T.Ö. ile rızasıyla birlikte olduğunu belirterek, “T. benim 14 yaşında olduğumu bilerek, benimle ilişkiye geçti” dedi ve şikayetçi olmadığını söyledi. Buna karşılık T.Ö., “D.K. bana 17 yaşında olduğunu, üç ay sonra 18’e gireceğini söyledi. Küçük olduğunu bilsem ilişkiye girmezdim” dedi.

Bu işlemlerden sonra T.Ö., 15 yaşından küçük çocuğu, rızası dahilinde de olsa istismar ettiği için tutuklandı. T.Ö. hakkında “nitelikli cinsel istismar ve cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” iddiasıyla Tokat Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Savcı 22 buçuk yıl istedi

Bu arada D.K.’nın ailesi İzmir’e taşındı. Ruh sağlığının bozulduğu saptanan D.K. intihara kalkıştı. Mahkeme tarafından talimatla ifadesi alınan D.K., bu kez rızası dışında ve tehditle birlikte olmak zorunda kaldığını savundu.

Mahkeme, D.K.’nin yaşının tespiti için nüfus kayıt örneklerini istedi. Tutanaklara göre D.K. 8 Aralık 1997’de doğmuş ve dört gün sonra nüfusa kaydedilmişti. Şu halde, istismar edildiği tarihte D.K., 14 yaşındaydı. Karşıkaya Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün raporuna göre de “Doğum tarihiyle kemik yaşının uyumlu olduğunu” bildirildi. Bu arada, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından hazırlanan raporda D.K.’nin “Muayane tarihinde genel görünüm itibariyle 16-18 yaşlarında olabileceği” tahmini yapıldı.

Savcı Aydın Beyhan, Türk Ceza Kanunu’nun 103/6. maddesine göre, “çocuğun cinsel istismarı” suçundan en az on beş yıl ve ‘cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan da bir buçuk yıldan yedi buçuk yıla kadar hapis cezası verilmesini istedi. Hakim Meryem Gezkaya başkanlığındaki mahkeme, 4 Temmuz’da kararını açıkladı. Heyet, Ceza Muhakemeleri Kanunu’ndaki “Mağdur veya sanığın yaşının ceza hükümleri bakımından tespitiyle ilgili bir sorunla karşılaşılması halinde; mahkeme, ilgili kanunda belirlenen usule göre bu sorunu çözerek hükmünü verir” şeklindeki maddeye göre, D.K.’nin 8 Aralık 1997 olan doğum tarihini 8 Aralık 1996 olarak değiştirdi. Bu ‘düzeltme’ sonrası D.K.’nin, suç tarihindeki yaşı 15’e çıkmış oldu.

Ardından mahkeme, “15 yaşını bitiren mağdurla rızasıyla cinsel ilişkiye girme” suçunun şikayete tabi olduğunu, D.K.’nin olaydan hemen sonraki ifadesinde T.Ö.’den şikayetçi olmadığını beyan ettiği savunularak, dava düşürüldü ve T.Ö. suçsuz bulundu. Heyet ayrıca, “kişiyi hürriyetinden yoksul kılma” bakımdan da suçun unsurları oluşmadığı iddiasıyla beraata hükmetti.

D.K.’nin avukatı Şerif Özgür Urfa, “Mahkeme 14 yaşındaki çocuğun yaşını sırf sanığı beraat ettirmek üzere doğum belgesi, nüfus kaydı ve kemik yaşına rağmen yetkisi ve görevi olmamasına rağmen büyüterek verdiği bu kararla suça ortak olmuştur. Cinsel suçlardaki cezalarda yalnızca yasal değişiklik yaparak bu suçların engellenemeyeceği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Kararı kabul etmiyoruz, her türlü yasal yol ve toplumsal mücadele araçlarıyla verilen kararı değiştirmek için çaba sarf edeceğiz” dedi.